Yapay Zeka Destekli Spektrum Karar Verme İddiası

Elektronik taciz, elektromanyetik işkence veya psikotronik işkence olarak da bilinen bu kavram, kötü niyetli aktörlerin (çoğunlukla hükûmet ajanları veya suç şebekeleri) elektromanyetik radyasyon kullanarak sesleri ve düşünceleri insanların beynine ilettiğini iddia eder. Bu çerçevede öne çıkan “bilişsel elektronik savaş” ve “yapay zeka destekli spektrum karar verme” gibi kavramlar, teknolojinin insan zihnine müdahale kapasitesi üzerine kurulu iddiaları temsil eder.

Birçok tıp uzmanı bu deneyimlerin halüsinasyonlar, sanrısal bozuklukların veya psikozun sonucu olduğunu değerlendirdi. Bu nedenle, yapay zeka destekli karar verme sistemlerinin insan beynine etkisi konusundaki iddialar, bilimsel literatürde destek bulamayan bir alan olarak değerlendirilmektedir.

Deneyimler ve İddiaların Doğası

Kendilerini ezoterik teknoloji kullanarak elektronik tacize uğrayan birisi olarak tanımlayan ve kendilerini “hedeflenen bireyler” olarak tanımlanan kişilerin deneyimleri farklılık gösterir. Deneyimler genellikle kafalarında onlara adıyla seslenen, genellikle etraflarında yanma gibi fiziksel duyumların yanı sıra onlarla veya başkalarıyla alay eden sesler duymayı içerir.

Bu insanların çoğu, normal olarak başka türlü hareket eder ve işlev görür. Aralarında, kariyerlerinde başarılı olan ve başka türlü yaşayan ve bu deneyimleri kafa karıştırıcı, üzücü ve bazen utanç verici, ancak tamamen gerçek insanlar vardır. Hükûmetlerin insanların kafalarına sesler gönderebilecek ve onlara bir şeyler hissettirebilecek teknolojiler geliştirdiğine dair iddialarını desteklemek için haberleri, askeri dergileri ve gizliliği kaldırılmış ulusal güvenlik belgelerini kullanıyorlar.

New York Times, kendilerini hedeflenen bireyler olarak tanımlayan 10.000’den fazla insan olduğunu tahmin ediyor.

Psikolojik Değerlendirme

Psikolog Lorraine Sheridan, Journal of Forensic Psychiatry & Psychology’de toplu taciz üzerine bir çalışmanın yazarlarından birisidir. Sheridan’a göre, “Kişi, hedeflenen kişiler fenomenini, kendilerine neler olduğuna dair bir açıklama olarak toplu taciz fikrine yakalanan paranoyak semptomları olan insanlar açısından düşünmek zorundadır”.

Akıl sağlığı uzmanları, hedeflenen kişilerin halüsinasyonlar yaşayabileceğini ve hedef alınma veya taciz edilme açıklamalarının sanrısal bozukluklar veya psikozdan kaynaklandığını söylemektedir. Yale psikiyatri profesörü Ralph Hoffman, insanların kafalarındaki sesleri genellikle hükûmetin tacizi, Tanrı ya da ölü akrabalar gibi dış kaynaklara atfettiklerini ve bu bireyleri dış etkiye olan inançlarının kuruntulu olduğuna ikna etmenin zor olabileceğini belirtiyor.

Bilimsel İncelemeler ve Sonuçlar

1987’de, Ordu Araştırma Enstitüsü tarafından yaptırılan bir ABD Ulusal Bilimler Akademisi raporu, psikotronikin, ilk olarak 1980’lerde anekdot açıklamalarında, gazetelerde ve kitaplarda ortaya çıkan psişik savaş iddialarının “renkli örneklerinden” biri olduğunu belirtti. Komite, raporların ve hikâyelerin yanı sıra askeri karar vericiler tarafından bu tür silahların hayal edilen potansiyel kullanımlarının mevcut olmasına rağmen, “bilimsel literatüre yaklaşan hiçbir şeyin psikotronik silah iddialarını desteklemediğini” gözlemledi.

Pandora Projesi mesleki radyasyona maruz kalmanın etkilerini inceledi ve projenin bilimsel inceleme komitesi mikrodalga radyasyonunun zihin kontrolü için kullanılamayacağı sonucuna verdi. Mikrodalga kullanarak zihin kontrolünün var olduğuna dair bir kanıt olmamasına rağmen, devam eden sınıflandırılmış araştırma söylentileri, hedef alındıklarına inanan insanların endişelerini artırıyor.

NBC Haber Bilim Editörü Alan Boyle, “Putin ve Serdyukov’un yorumlarında, Rusların psikotronik silahlara sahip olmaya yakın olduğunu gösteren hiçbir şey yok” diyerek, bu tür silahların gerçekten var olduğuna fikirleri reddetti.

Hukuki ve Suçlanma Durumları

Basın hesapları, görünüşe göre elektronik taciz mağduru olduklarına inanan bireleri belgeledi ve bazı durumlarda mahkemeleri kabul etmeye ikna etti. 2008’de James Walbert, eski iş ortağının bir anlaşmazlıktan sonra kendisini “radyasyon sarsıntıları” ile tehdit ettiğini iddia ederek mahkemeye gitti ve daha sonra elektrik çarpması hissi ve kulaklarında garip sesler duyma gibi semptomlar hissetttiğini iddia etti. Mahkeme, Walbert’i daha fazla taciz etmek için “elektronik araçları” yasaklayan bir emir çıkarmaya karar verdi.

Kendilerini elektronik tacize uğrayan olarak tanımlayan çeşitli kişiler suç işlemiştir. 16 Eylül 2013’te Aaron Alexis, Washington Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda üzerinde “my ELF weapon” yazılı bir pompalı tüfekle on iki kişiyi vurarak öldürdü. FBI, Alexis’in “sanrısal inançlara” sahip olduğu sonucuna vardı. Bu inançlar, “aşırı düşük frekanslı elektromanyetik dalgalar tarafından kontrol edildiğini veya etkilendiğini” içeriyordu.

Resmi Kurumların Tutumu

Eski bir NSA casusu olan Mike Beck, Parkinson hastalığının elektronik tacizden kaynaklandığına inanıyor. 2014 yılında NSA, Beck’in avukatı Mark Zaid’e ajansın “2012’den Bay Beck’in 1990’ların sonlarında yüksek güçlü bir mikrodalga sistemli silahla seyahat ettiği düşman ülkeyle ilgili istihbarat bilgisi aldığını” belirten bir açıklama yaptı. Ancak ajans, “Bay Beck’e karşı kullanıldığına veya kullanılmadığına dair hiçbir kanıtı yok” şeklinde bir uyarı ekledi. NSA genel danışmanı Glenn Gerstell, Washington Post’a “ajans, Beck veya iş arkadaşının saldırıya uğradığına dair herhangi bir kanıt bulamadığını” söyledi.

Bu açıklama, Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altında sunulur.

İlginizi Çekebilir: Google’dan oyunlar için “altın çağ” vaadi: Yapay zeka ile üretilen görsel eleştirilerin odağına dönüyor →
Kaynak: Vikipedi (Wikipedia) ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔