Aktif koruma sisteminin temel amacı
Aktif koruma sistemi, zırhlı savaş araçlarının korunmasını hedefler ve sistemin özelliği, araca atılan anti-tank mühimmatları araca temas etmeden tehditin algılanıp imha edilmesidir. Bu sistemin güdümlü anti-tank mühimmata, RPG’lere, tanktan atılan HEAT savaş başlıklarına, tanktan atılan KE mühimmata, havan mermilerine ve değişik boyutta bombalara karşı etkili olabildiği ifade edilmektedir.
Ancak sistemin pasif ya da reaktif diğer koruma sistemlerinin tamamen yerini almasının yakın gelecekte mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Sistemle durdurulması ya da imhası mümkün olmayan tehditlerin (küçük calibreli mühimmat, mayınlar, parça tesirli mühimmat ya da bombalar, yakın patlama veya isabet sonucu oluşan şarapnel etkisi) diğer koruma sistemleriyle bertaraf edilmesi gerekmektedir.
Savunma mekanizmasına göre iki grup
Aktif savunma sistemleri kullandıkları savunma mekanizmasına göre iki grupta sınıflandırılabilir: soft-kill (saptırma, karıştırma amaçlı) ve hard-kill (tehdit mühimmatını imha etme amaçlı). Bu ayrım, sistemin tehditle nasıl başa çıktığını belirler.
Soft-kill: Tehdidi saptıran yaklaşım
Soft-kill koruma konsepti, sis veya parçacıkl kara muharebe aracının etrafında yanıltıcı/gizleyici perdeler oluşturarak veya ısı (kızılötesi) ve lazer güdümlü füzelere karşı yanıltıcı/şaşırtıcı sinyaller kullanarak (lazer/kızılötesi karıştırıcı) Kara Muharebe Aracına yönlendirilmiş tehdidin hedefinden saptırılmasıyla bertaraf edilmesi esasına dayanmaktadır.
Soft-kill sistemi, kara muharebe aracına yönelmiş tehdidin belirlenmesi sağlayan lazer ve elektro-optik kızılötesi algılayıcılar, sis veya parçacık bombası (chaff/flare/decoys) lançerleri ve atış kontrol ünitesinden oluşmaktadır. Ayrıca lazer ve kızılötesi güdümlü füzelerin yanıltıcı/şaşırtıcı sinyallerle hedeflerinden saptırılması esasına göre çalışan lazer veya kızılötesi karıştırıcılar da soft-kill aktif koruma sistemleri içinde yer almaktadır.
İlk kez Çeçenistan’daki operasyonlarda Çeçen savaşçıların kullandığı füzelere karşı Rus tanklarının etkisiz kalması ile tasarlanmaya başlanmıştır. Ayrıca batılı ülkeler de kendi sistemlerini geliştirmiştir.
Hard-kill: Tehdidi imha eden yaklaşım
Hard-kill aktif koruma sistemi, koruma ihtiyacına bağlı olarak tipi ve sayısı belirlenebilecek kızılötesi ve radar algılayıcılar, algılayıcılardan gelen verilerin değerlendirildiği bir mikro işlemci ve parça tesirli veya zırh delici veya kısa menzilli roket mühimmatın atılan lançerlerden oluşmaktadır. Lançerler genellikle aracın her iki yanında ve gerekirse üstten gelecek tehditlere karşı kule kısmında yer almaktadır ve 360’ar derecelik kapsama alanına sahiptirler.
Algılayıcılardan gelen KE mühimmatın tipi, şekil ve vektörel özellikleri ile ilgili verileri mikrosaniye mertebelerindeki sürede işlenmekte ve lançerler hedef yönlendirilerek aktive edilmektedir. Beklenen sonuç, mühimmatın ya zırhlı araca belli bir mesafede (1–20 m) tahribi ya da çarpma etkisi ile KE mühimmatın yönünün saptırılarak zırhlı araca ulaşmasının engellenmesidir.
Sovyetler Birliği tarafından ilk geliştirilen sistemin adı Drozd’dur. Afganistan Savaşında Sovyet güçleri bu sistemi T-55A tanklarına monte etmişlerdir. Sistem %80 oranında başarılı olmuştur ancak tankın yanında savaşan piyadeler için ölümcül olduğundan dikkatli kullanılması gerekmekteydi. Bu sistemler genelde tamamen mekanize birlikler üzerine kurulu ordular tarafından kullanılmaktadır. ABD ve bazı batılı ülkeler gibi piyade birliklerine önem veren ülkeler tarafından kendi askerlerine zarar verdiği gerekçesi ile genellikle tercih edilmemektedir.
Bazı aktif koruma sistemleri
TROPHY Etkin Koruma Sistemi, Drozd, ARENA, Zaslon, LEDS-150 ve AKKOR bu sistemler arasında yer almaktadır.
Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔

YORUMLAR (1)