World of Warcraft‘ın (WoW) hikaye evreninde yıllardır merakla beklenen büyük kılıcın nereye gittiğine Blizzard, sekiz yıl sonra oyunculara yanıt verdi. Legion genişlemesinin sonunda kötü karakter Sargeras’ın Azeroth’un kalbine saplamaya çalıştığı bu efsanevi kılıcın gerçek konumu, oyun yöneticisi Paul Kubit’in verdiği bir röportajda ortaya çıktı.

Kilit sorunun cevabı aslında oyun içinde gizliydi. WoW evreninde dünyaların ruhu olarak bilinen Worldsoul’yu gösteren bir ekran görüntüsünün üzerinde sivri uçlu bir çivi görünüyor; işte o sivri uç, yıllardır merak edilen kılıcın ta kendisi. Kubit, bu detayı doğrulayarak oyuncuların uzun süredir sorunu sorduğunu belirtti.

Kılıcın hikayedeki yeri ve gizli detay

Röportajda konuşan Blizzard ortak oyun yöneticisi Paul Kubit, kılıcın Eclipse genişlemesi boyunca oyunculara çok net biçimde görüneceğini söyledi. Ona göre şirket bu konuyu unutmuş değil ve kılıcın hikayedeki önemi oyuncular oyunu ilerlettikçe ortaya çıkacak.

“Evet, evet. Bu o Kılıç. Keskin gözlü izleyiciler bunu fark etti. Kılıç hakkında düşündük ve Eclipse’i oynayarak ilerledikçe konunun oyunculara çok net biçimde ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Kılıcı unutmadık. Bu ortadan kalkacak bir şey değil.”

Paul Kubit, Blizzard ortak oyun yöneticisi

Kubit ayrıca kılıcın Worldsoul’ya ne kadar yakın sapladığını da yorumladı. Ona göre bu durum hem Sargeras’ın dünyayı ele geçirmeye ne kadar yaklaştığının kanıtı hem de o sırada Worldsoul’nun kendisinin gücünün bir göstergesi.

Neden bu açıklama hayal kırıklığı yaratıyor

Bu detay kağıt üzerinde son derece havalı bir ayrıntı. Kılıcın dünyanın merkezine gerçekten çok yakın saplamaya çalışması, tüm gezegeni fel (şeytan) büyüsüyle kirletmeyi göze aldığını gösteriyor. WoW kozmolojisine göre bu kılıcın dünyayı delmesi aynı zamanda void lordların onu Karanç Titan’a dönüştürmesini de engelleyecekti; ki bu da Sargeras’ın asıl amacını oluşturuyordu.

Ancak dünya böyle bir sona ulaşırdı ve herkes ölürdü. Yani tek bir omlet için çok fazla yumurta kırmak anlamına geliyordu.

Best MMOsBest strategy gamesBest open world gamesBest survival gamesBest horror games

Final Fantasy 14’ün hikaye anlatımındaki fark

Karakter, bu kılıcı ilk kez o bölgeye indiğinde uç kısmının Azeroth’un ruhuna sadece santimlerle uzak olduğunu görüp “Aman tanrım” demeyi ve dünyanın sonuna ne kadar yakın olduğumuz anlamayı bir o kadar isterdi. Ancak gerçek şu ki, hikayenin spoiler vermemek için detaya girmeden bahsetmek gerekiyor.

Final Fantasy 14, hikaye öğelerini yayımlanacakları yama veya genişleme çıkmadan önce gizli tutar ve bu konuda gerçekten başarılıdır. Oyunun birçok noktasında manzara veya ortam, anlatının bir parçası olarak çift görev üstlenir: Okyanusun altındaki imkânsız bir parlayan şehir ya da ölmekte olan bir dünyada yürekleri karan faery manzarası gibi.

Ancak WoW böyle yapmaz. Yamalarını haftalarca PTR deneme sunucularında önizleme kesme sahneleriyle test eder ve yukarıda belirtildiği üzere büyük üst anlatı noktalarını röportajlar ve basın toplantıları sırasında açığa çıkarır.

Bu durum Blizzard’ın silâh sandığında bulunan sağlam araçlardan birini elinden alıyor: Ortamın oyuncuya hikâyeyi gösterme aracı. Karakter, Midnight’in son zindanında bu kılıcı görüp “Aman!” demek yerine, yöneticiden alıntıladığı bir açıklama yoluyla birkaç ay sonra tam olarak göreceğini söylediği şeyi görecek.

Karakter, Blizzard’ı uzun süredir özlediğini belirtse de bu durum kalbini FF14’ün yaptığı kadar sarmıyor. Böyle büyük açılımların pek kutsallıkla karşılanmadığı bir dünyada yaşadığımız sürece, muhtemelen durum böyle devam edecek.

İlginizi Çekebilir: 45 Yıl Önce Tutsaklanan Efsane: Orta Dünya’nın İhtişamı Sinemaya Sızdı →
Kaynak: PC Gamer ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔