Hard-Kill Sisteminde İşlem Sırası

Aktif koruma sistemleri, zırhlı savaş araçlarının araca atılan anti-tank mühimmatları araca temas etmeden tehditin algılanıp imha edilmesi ile korunmasını hedefler. Bu koruma konseptinin hard-kill (tehdit mühimmatını imha etme amaçlı) grubunda, algılayıcıdan interseptör atışına kadar uzanan belirli bir işlem sırası bulunmaktadır.

Hard-kill aktif koruma sistemi, koruma ihtiyacına bağlı olarak tipi ve sayısı belirlenebilecek kızılötesi ve radar algılayıcılar, algılayıcılardan gelen verilerin değerlendirildiği bir mikro işlemci ve parça tesirli veya zırh delici veya kısa menzilli roket mühimmatın atıldığı lançlardan oluşmaktadır. Bu yapı, sistemin tehdidin algılanmasından imha sürecinin tamamlanmasına kadar olan süreci nasıl işlediğini ortaya koymaktadır.

Algılama ve İşleme Aşaması

Sistemin ilk aşaması, kızılötesi ve radar algılayıcıların tehdidi tespit etmesidir. Algılayıcılardan gelen KE mühimmatın tipi, şekil ve vektörel özellikleri ile ilgili veriler mikrosaniye mertebelerindeki sürede işlenmektedir. Bu veri işleme görevini bir mikro işlemci üstlenmektedir.

İşlenen verilerin ardından lanzerler hedef yönlendirilerek aktive edilmektedir. Bu aşama, tehdidin belirlenmesinden sonra interseptör mühimmatının hazır hale getirilmesini kapsamaktadır.

Lançer Yerleşimi ve Kapsama

Lançerler genellikle aracın her iki yanında ve gerekirse üstten gelecek tehditlere karşı kule kısmında yer almaktadır. Bu lanzerler 360’ar derecelik kapsama alanına sahiptirler. Bu yerleşim düzeni, sistemin tehditleri her yönden algılayabilme kapasitesini desteklemektedir.

Beklenen Sonuç

Sistemin beklenen sonucu, mühimmatın ya zırhlı araca belli bir mesafede (1–20 m) tahribi ya da çarpma etkisi ile KE mühimmatın yönünün saptırılarak zırhlı araca ulaşmasının engellenmesidir. Bu iki olası sonuç, hard-kill sisteminin tehditi nasıl etkisiz hale getirebileceğini göstermektedir.

Sistemin Sınırları

Aktif koruma sisteminin pasif ya da reaktif diğer koruma sistemlerinin tamamen yerini almasının yakın gelecekte mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Bu sistemle durdurulması ya da imhası mümkün olmayan tehditlerin (küçük kalibreli mühimmat, mayınlar, parça tesirli mühimmat ya da bombalar, yakın patlama veya isabet sonucu oluşan şarapnel etkisi) diğer koruma sistemleriyle bertaraf edilmesi gerekmektedir.

Hard-Kill Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi

Sovyetler Birliği tarafından ilk geliştirilen hard-kill sisteminin adı Drozd’dur. Afganistan Savaşında Sovyet güçleri bu sistemi T-55A tanklarına monte etmişlerdir. Sistem %80 oranında başarılı olmuştur ancak tankın yanında savaşan piyadeler için ölümcül olduğundan dikkatli kullanılması gerekmekteydi.

Bu sistemler genelde tamamen mekanize birlikler üzerine kurulu ordular tarafından kullanılmaktadır. ABD ve bazı batılı ülkeler gibi piyade birliklerine önem veren ülkeler tarafından kendi askerlerine zarar verdiği gerekçesi ile genellikle tercih edilmemektedir.

Bu açıklama Vikipedi kaynaklarından uyarlanmıştır ve şu lisans altında sunulur: CC BY-SA 4.0.

İlginizi Çekebilir: Fly-by-Wire’de Pilot Emirinin Yorumlanması: Bilgisayar Yorumu ve Kapalı Geri Besleme Döngüsü →
Kaynak: Vikipedi (Wikipedia) ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔