Soma’nın yaratıcılarının yepyeni oyunu Ontos’ta, okuyucunun asla “Bu bir yapay zeka çevirisi” veya “Yabancı siteden motamot çevrilmiş” hissi yaşamaması için özenle hazırlanmış bir haber.
Soma ve Amnesia: The Dark Descent geliştiricisi Frictional Games, felsefi korku oyunu Ontos’un duyurulmasıyla birlikte, yapay zeka sunucusu olarak kullanılan fare duvarının varlığı internette büyük yankı uyandırdı. Bu durum, sanat ve teknoloji alanındaki kapsamlı deneyimime dayanarak, Frictional Games’ten bu konu hakkında bazı sorular sormamı gerektirdi.
İlk olarak, konuşan fare duvarının Doom çalıştırıp çalıştırması mümkün mü? Eğer mümkünse, Crysis gibi daha zorlu oyunları da çalıştırabilir mi? Ayrıca, PDF dosyalarını özetleyebilir ve olası deniz hayatta kalma oyunlarıyla ilgili sözleşmelerdeki milyon dolarlık bonus yükümlülüklerimi yerine getirmeme yardımcı olabilir mi? Beşinci olarak, konuşan fare duvarı, bütçe dostu bir çözüm mü, yoksa Microdentsoft ve Nvermindia gibi şirketlerin küresel fare tedarikini ele geçirerek fiyatları yükseltmiş durumda mı? Bir grup fareye “grup” deniyorsa, ağlı bir zekaya sahip olması nedeniyle farklı bir topluluk adı kullanmamız gerekiyor mu? Bu durumun arkasında gerçek hayvan deneylerine göndermeler mi var, yoksa tamamen komik bir durum mu? Acaba ben de farkında olmadan bu zamana kadar konuşan bir fare duvarı mıydım?
Frictional Games’in yeni 10 dakikalık, ham görüntülerden oluşan videosu, bu soruların hiçbirine doğrudan cevap vermiyor. Ancak, Ontos’un genel olarak nasıl bir oyun olacağına dair bazı ipuçları sunuyor: Oyun, canavarlarla dolu ve kalp atışlarını hızlandıran bir deneyimden ziyade, daha çok ürkütücü ve düşündürücü bir felsefi bulmaca oyunu gibi görünüyor. Videoda, örneğin, karton kutu atarak kolayca aldatılabilen dönen bir güvenlik kamerası gibi ufak tefek gerilim anları bulunuyor. Bunun dışında, video çoğunlukla hikaye öğeleri içeren bilim kurgu unsurlarına odaklanıyor: e-postalarla dolu terminaller, düzenler ve planlar çizilmiş beyaz tahtalar, kolun büyüklüğünde chunky diktafonlar. Oyunun daha önceki yapımlarla, özellikle Soma ile bazı bağlantıları olduğunu gösteren klonlama ve kopyalama konularına değinen günlük kayıtları bulunuyor.
Oyunun geçtiği mekan ise oldukça etkileyici: kıvrımlı, yastıklı duvarlar, renkli borular, parlak uyarı işaretleri, çizik metal yüzeyler ve parlak cam. Ancak, bu kesinlikle “hoş” bir yer değil. Örneğin, ürkütücü bir karanlık alana girdiğinizde, “koşmayın” yazan bir tabelanın konumu gibi küçük detaylar gerginliği artırıyor. Ayrıca, oyunun duyurusu sırasında tanıtılan tanıdık görünen kağıt fenerler de dikkat çekici ve kötüye giden bir önsezi hissi yaratıyor; Amnesia: A Machine for Pigs’teki domuz maskelerini hatırlatıyor.
Ve tabii ki, fareler de var. İlk olarak, kafasına cihazlar takılmış tek bir fare, etrafında bu cihazların nasıl takılıp çıkarılacağına dair talimatlarla karşılaşıyorsunuz. Daha sonra, konuşan fare duvarıyla tanışıyorsunuz ve benzer bir şekilde “kanlı” kablolama işlemine davet ediliyorsunuz. Serbest bırakılan fare kuyrukları, varlık konuşurken dil gibi hareket ediyor.
Açıkça belirtmek gerekirse, bu senaryoyu çözmek için birkaç farklı yol bulunuyor; geliştiriciler Steam blog adresinde daha fazla detay veriyor. Oyun önümüzdeki yıl piyasaya sürülecek ve geleneksel RPS inceleme ritüeline göre “Edwin adını taşıyan ilk kişi, oyunu inceleme hakkına sahip” olacak.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔

