From Software’ın büyük başarı yakalayan oyunları Elden Ring ve Dark Souls, yüksek zorluk seviyesine rağmen geniş bir kitleye hitap etmeyi başarmıştı. Ancak şirketin son oyunu The Duskbloods, çok daha niş bir oyuncu kitlesine yönelik gibi görünüyor.
Sekiro: Shadows Die Twice’ın yaratıcısı olan From Software, bugün oyun hakkında daha fazla bilgiyi önümüzdeki hafta sonundaki ağ testinden önce yayınladı. Elde edilen bilgilere göre, bu oyun çok özel bir oyuncu grubuna hitap ediyor gibi görünüyor.
İlk olarak belirtilmesi gereken en önemli nokta, The Duskbloods’un yalnızca Nintendo Switch 2 için geliştirilmiş olması. Bu durum, oyunun potansiyel oyuncu kitlesini ciddi şekilde sınırlıyor ve muhtemelen başka platformlara taşınması pek olası değil.
“Nintendo ile işbirliği yapma kararımızın arkasındaki nedenlerden biri, oyun fikrimizi onlarla paylaştığımızda çok heyecanlandıklarını ve bu fikre açık olduklarını gördük. Bu durum, beni hem ticari açıdan hem de geliştirme sürecinde büyük bir güven verdi,” diye From Software başkanı Hidetaka Miyazaki, IGN‘ye yaptığı açıklamada.
Nintendo’nun oyunun dünya çapındaki dağıtımını üstlenmesi, From Software’ın kaynaklarını yalnızca geliştirmeye odaklanmasını sağladı. Bu durum geliştiriciler için harika olsa da, Switch 2 sahibi olmayan oyuncular bu oyunu oynama fırsatına sahip olmayacaklar.

Ancak en önemli sorun, The Duskbloods’un oyun yapısının kendisi. Oyun, PvPvE (Oyuncuya Karşı Oyuncu ve Çevre) unsurlarını bir araya getiren bir deneyim sunuyor. Oyuncular, farklı yeteneklere ve silahlara sahip kahraman benzeri karakterlerden seçim yaparak, sekiz kişilik maçlara katılıyorlar. Amaç, hem insan hem de yapay zeka düşmanlarını yenerek “Virtue” adı verilen puanlar toplamak.
Maçlar farklı aşamalardan oluşuyor ve ilk aşamalarda oyuncular diğer oyuncularla takım kurabilir, hatta yapay zeka destekli müttefikleri çağırabilirler. Her maçta sınırsız can veren sistem mevcut ve oyuncular haritanın farklı bölgelerinde ilerleyerek Virtue puanları topluyorlar. Ancak maçın son aşamasına gelindiğinde (en az Virtue’e sahip oyuncular eleniyor), tamamen bir “free-for-all” (herkesin birbirine karşı) savaşına dönüşüyor.
Bu, açıkça PvP odaklı bir oyun. Bu durum, klasik Souls-like deneyimini arayan birçok oyuncuyu uzaklaştırabilir. Dark Souls ve Elden Ring gibi oyunlarda da istilalar (invasions) ile PvP unsurları bulunsa da, bu oyunda PvP tamamen merkeze alınmış durumda.
Elden Ring: Nightreign, Souls-like formülüne co-op unsurunu eklemişti. The Duskbloods ise PvP’ye odaklanırken PvE unsurlarını oyunun temel döngüsünün bir parçası olarak koruyor. Ancak PvP’nin ön plana çıkması, birçok oyuncuyu oyundan uzaklaştırabilir ve oyunu daha niş bir deneyim haline getirebilir.

Soulslike PvP konusunda uzman olan Oroboro, oyunun nasıl çalıştığını detaylı olarak anlatan bir video yayınladı. Ancak bu videonun bile bazı oyuncular için karmaşık gelebileceği düşünülüyor. Bu durum da potansiyel oyuncu kitlesini daha da daraltabilir.
Bu hafta sonu The Duskbloods’u deneyimleme fırsatı bulacağım ve ilk izlenimlerimi paylaşacağım. Ancak şu anki durumda, oyunu ne kadar çok sevmeme rağmen, kişisel olarak bu oyunun tadını çıkarıp çıkarmayacağımdan emin değilim. Çünkü From Software’in oyunlarını çok seviyorum. Dark Souls, Elden Ring ve Bloodborne, benim için tüm zamanların en iyi oyunlarından bazıları.
Soulslike PvP hayranları için bu oyun bir rüya olabilir. Ancak harika bir ortamda bosslarla savaşmak ve ilerlemek isteyen genel oyuncular için, sürekli olarak “meta” karakterleri kullanan oyuncular tarafından saldırıya uğramanın getireceği hayal kırıklığı, oyunu yetersiz hissettirebilir.
Kaynak: destructoid
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔
